Bu eser, insan varlığının çürüyüşünü ve teknolojinin soğuk eliyle yeniden şekillenişini yansıtan bir ağıt. Başlangıçta bir diş röntgeni olarak var olan bu görüntü, yaşamın izlerini taşıyan bir kalıntıdan başka bir şey değildi. Ancak, bu kalıntı, dijital cehennemin derinliklerinde yeniden doğdu.
Diş hastanesinde elde edilen bir röntgen filmi, önce bir tıbbi kayıt olarak var olurken, daha sonra sanatın sınırlarına çekiliyor.
Eserin pratik sürecini ele aldığımızda sadece diş röntgeninden başka bir şey olmayan görüntü, yapay zeka aracılığıyla genişletilmiştir. Ardından gözlerimi bu boşluğun içine yerleştirdim; ölü bir bakış, varoluşun artık hiçbir anlam taşımadığı, dijital bir uçurumdan izleyiciye geri dönüyor. Bu gözler, hem insana dair bir varlığın kalıntıları hem de makine tarafından yozlaştırılmış bir varlık olarak karşımıza çıkıyor.
fRaGmEnTeD_rEaLiTy